Önemli bir haber kanalımızda, önemli bir konu üzerine, önemli insanların konuştuğu, tartıştığı konunun önemli noktasında sunucu araya girer ve "kısa bir reklam arasından sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz" der.
Aklıma hemen şöyle bir sahne geldi: Önemli bir çatışma içerisindesin düşman ile karşı karşıyasın ve araya birisi girip "durun bir dakika reklamlardan sonra savaşa devam ederiz" gibi bir durum gözümün önünde canlandı.
Bu kadar önemli bir konuya verdiğiniz değer ve hassasiyetiniz sizin işte bu kadar; "İki reklam arası"...
hayatında ne yapmak istiyorsan ona göre hareket et!
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ağustos 2009 Salı
Görünmezlik Pelerini
Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) araştırmacıları, cisimleri belli frekanslarda görünmez kılan nanoteknoloji tabanlı malzeme geliştirdi.
Gururlandırıcı bir haber...
Ben burada bir tanesini paylaştım
Bu haber ile ilgili bir kaç video aşağıdaki linklerde mevcuttur.
Özellikle Bilkent Üniversitesi'nin sitesindeki Şubat 2009'da hazırlanmış videoda
Türkiye'nin tek Descartes bilim ödülü sahibi olan Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın anlattıklarını izleyin.
http://podcast.bilkent.edu.tr/?p=episode&name=2009-02-04_gorunmezlik_pelerini.mp4
http://www.aa.com.tr/tr/arastirmacilardan-gorunmezlik-pelerini.html
http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=6148e2a1-f0db-465a-b487-ab72d2292b5c
Gururlandırıcı bir haber...
Ben burada bir tanesini paylaştım
Bu haber ile ilgili bir kaç video aşağıdaki linklerde mevcuttur.
Özellikle Bilkent Üniversitesi'nin sitesindeki Şubat 2009'da hazırlanmış videoda
Türkiye'nin tek Descartes bilim ödülü sahibi olan Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın anlattıklarını izleyin.
http://podcast.bilkent.edu.tr/?p=episode&name=2009-02-04_gorunmezlik_pelerini.mp4
http://www.aa.com.tr/tr/arastirmacilardan-gorunmezlik-pelerini.html
http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=6148e2a1-f0db-465a-b487-ab72d2292b5c
25 Mart 2009 Çarşamba
Teknoloji ve Çevre
Bugün sizlerle 3 tane haber paylaşmak istemekteyim.
Bu haberleri neden sizlerle paylaştım?
Daha önce Enerji etiketiyle göreceğiniz üzere enerji ile ilgili yazılar yazmıştım.
Bu yazımda onlardan biri olmakla birlikte teknolojiden de faydalanıldığı ve bizim de buna ayak uydurmamız gerektiğine inancım olduğu için.
ilk haberi incelersek : robot, bir balık gibi deniz içerisinde gezinmekte.Üzerindeki kimyasal alıcılar ile bulunduğu suyu ölçmekte ve merkeze haber vermekte.
Ayrıca şarjı azaldığında bitmesine yakın kendisine en yakın adaptöre gidip kendini şarj edebilmekte.
Bu proje Avrupa Birliği tarafından da desteklenmekte ve oradaki fonlar ile yapıldığı söylenmişti haberde. Bu proje için ister AB fon desteğiyle ister özel bir firma desteği ile yapılsın bir önemi yok.
Önemli olan neden bizler güzel bir proje ortaya sunup, buna destek aramıyoruz.Görüyoruz ki yapmak istedikten sonra AB fonları gibi fonlar bizleri beklemekte :)
ikinci haber için fazla diyecek birşey yok maksat insanları uyandırmak ve dikkat çekmek.
üçüncü haberi incelersek : kullanılan aletler tamamen Türk yapımı olması bizi gururlandıran nokta.
- Haberlerde izlediğim "robot balık" yüzümde tebessüme neden oldu.

Üzerindeki kimyasal alıcılar ile suyun kirlilik oranını ölçen ve oran yüksek çıktığı zamanda kablosuz bağlantı ile bulunduğu noktayı merkeze haber vermesiyle o bölgenin temizlenmesiyle robot balığımız çevreye katkı sağlamakta.
1 tanesi için yaklaşık 50.000 lira harcanan bu balıklardan şu an sadece 5 adet bulunmakta.Eğer testlerde istenilen sonuçlar alınırsa seri üretime geçileceği bildirildi. - 28 Mart 2009 Cumartesi 20:30 da 1 saat süre ile ışıklarımızı söndürüyoruz.

Neden söndüreceğiz peki?
Cevabı basit: iklim değişikliği ile ilgili "Earth Hour" (Dünya Saati) eylemine katkı. - Bir diğer haber de;
Akçokoca'da deniz dalgalarından elektirik üretimine başlamışız.
Günaydın ve hayırlı olsun derim.Temiz ve sessiz bir elektrik üretimi.
Şu an günde, bir evin bir günlük elektrik ihtiyacı kadar elektrik üretimi var.En azından güzel bir başlangıç oldu.
Bu haberleri neden sizlerle paylaştım?
Daha önce Enerji etiketiyle göreceğiniz üzere enerji ile ilgili yazılar yazmıştım.
Bu yazımda onlardan biri olmakla birlikte teknolojiden de faydalanıldığı ve bizim de buna ayak uydurmamız gerektiğine inancım olduğu için.
ilk haberi incelersek : robot, bir balık gibi deniz içerisinde gezinmekte.Üzerindeki kimyasal alıcılar ile bulunduğu suyu ölçmekte ve merkeze haber vermekte.
Ayrıca şarjı azaldığında bitmesine yakın kendisine en yakın adaptöre gidip kendini şarj edebilmekte.
Bu proje Avrupa Birliği tarafından da desteklenmekte ve oradaki fonlar ile yapıldığı söylenmişti haberde. Bu proje için ister AB fon desteğiyle ister özel bir firma desteği ile yapılsın bir önemi yok.
Önemli olan neden bizler güzel bir proje ortaya sunup, buna destek aramıyoruz.Görüyoruz ki yapmak istedikten sonra AB fonları gibi fonlar bizleri beklemekte :)
ikinci haber için fazla diyecek birşey yok maksat insanları uyandırmak ve dikkat çekmek.
üçüncü haberi incelersek : kullanılan aletler tamamen Türk yapımı olması bizi gururlandıran nokta.
12 Şubat 2008 Salı
kariyer.net, kariyer:.net, kariyer;.net ve insankaynaklari.com
Başlığa bakıp adresleri yanlış yazdığımı sanmayın.
Az önce kariyer.net'e girmek isterken yanlışlıkla "kariyer;" yazıp "shift+enter" yaptım yanlış bir sayfa açılacağını düşünürken karşıma gelen sayfa "http://www.insankaynaklari.com/;.net/" idi ve şaşırdım 1-2 başka deneme daha yaptıktan sonra "kariyer:" sonucunda karşıma
"http://www.insankaynaklari.com/ikdotnet/default.aspx" sayfası geldi.
Bu ne demek oluyor; İK alanında önemli bir yere sahip olan kariyer.net'in rakiplerinden insankaynaklari.com kullanıcıları kendi sitesinde çekebilmek için rakip firmanın site adresini yazarken oluşabilecek yazım yanlışlarından faydalıp kendi sitesine yönlendiriyor !
Acaba kariyer.net bunun farkında mı?
Akşam akşam çok şaşırdım ve buraya yazmak istedim ki iyi de yaptım çünkü blog bayadır suskundu.
Az önce kariyer.net'e girmek isterken yanlışlıkla "kariyer;" yazıp "shift+enter" yaptım yanlış bir sayfa açılacağını düşünürken karşıma gelen sayfa "http://www.insankaynaklari.com/;.net/" idi ve şaşırdım 1-2 başka deneme daha yaptıktan sonra "kariyer:" sonucunda karşıma
"http://www.insankaynaklari.com/ikdotnet/default.aspx" sayfası geldi.
Bu ne demek oluyor; İK alanında önemli bir yere sahip olan kariyer.net'in rakiplerinden insankaynaklari.com kullanıcıları kendi sitesinde çekebilmek için rakip firmanın site adresini yazarken oluşabilecek yazım yanlışlarından faydalıp kendi sitesine yönlendiriyor !
Acaba kariyer.net bunun farkında mı?
Akşam akşam çok şaşırdım ve buraya yazmak istedim ki iyi de yaptım çünkü blog bayadır suskundu.
10 Kasım 2007 Cumartesi
Haberleri Abartmamak !
Dün bazı kanallarda denk geldiğim Ege'de meydana gelen depremin haberini televizyonlarda izlerken 99 depreminden alınan yıkılmış bina görüntülerini neden koyarlar anlamış değilim.
Haberi ver, deprem ile ilgili bilgileri ver zaten yeter ama insanların yaralarını neden deşersiniz?
ilgili bilgi ve haber
Haberi ver, deprem ile ilgili bilgileri ver zaten yeter ama insanların yaralarını neden deşersiniz?
ilgili bilgi ve haber
Saygıyla Anıyoruz
Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 69. yıldönümünü saygıyla anıyoruz.
ATATÜRK'TEN SON MEKTUP
Siz beni hala anlayamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da
Hep tutturmuş "Yıl 1919 Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz
Mustafa Kemal'i anlamak bu değil.
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bana muştular getirin bir daha
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan
Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülleriyle yazdınız mı?
Mustafa Kemal'i anlamak avunma değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda
Hala oturmuş bana On Kasımlarda ağlıyorsunuz
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!
Uluslar fethine çıkıyor uzak dünyaların
Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil!
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmişim size özgürlüğü
Görüyorum ki hala aynı yerdesiniz hiç ilerlememiş
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Arayi kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
ATATÜRK'TEN SON MEKTUP
Siz beni hala anlayamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da
Hep tutturmuş "Yıl 1919 Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz
Mustafa Kemal'i anlamak bu değil.
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bana muştular getirin bir daha
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan
Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülleriyle yazdınız mı?
Mustafa Kemal'i anlamak avunma değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda
Hala oturmuş bana On Kasımlarda ağlıyorsunuz
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!
Uluslar fethine çıkıyor uzak dünyaların
Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil!
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmişim size özgürlüğü
Görüyorum ki hala aynı yerdesiniz hiç ilerlememiş
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Arayi kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Halim Yağcıoğlu
29 Ekim 2007 Pazartesi
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun
Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşu'nun 84. yılı kutlu olsun.
Umarım bu sene Türk halkı özellikle önemli konularda biraz daha bilinç sahibi olur.
Google Türkiye Türk bayraklı logo koyup bayramımızı kutluyor.
Ayrıca Hafta Sonu Hürriyet İK ekinde atamalar sayfasında Google, Google Türkiye'ye Genel Müdür atadığını yazıyordu.
Internette de böyle haber mevcut.Hayırlı olsun
Mutlu Bayramlar
Umarım bu sene Türk halkı özellikle önemli konularda biraz daha bilinç sahibi olur.
Google Türkiye Türk bayraklı logo koyup bayramımızı kutluyor.
Ayrıca Hafta Sonu Hürriyet İK ekinde atamalar sayfasında Google, Google Türkiye'ye Genel Müdür atadığını yazıyordu.
Internette de böyle haber mevcut.Hayırlı olsun
Mutlu Bayramlar
22 Ekim 2007 Pazartesi
Neden?
Anlayana ! başlıklı yazımda Mesnevi'den alıntı yapmıştım.
Eğer bloguma gelip bu yazıyı okuyorsan ilk önce bu yazıyı oku lütfen.
Şunu belirtmek isterim ki; neden insanlarımız yol kesip bayrak sallıyorlar.Sakin şekilde davranıp birlik olmuyoruz da bayrağımızı alıp elimize yollara atlayıp yolları kesiyoruz.
Şehitler için ne yapsak azdır evet ama 3-5 kişinin kendi kafalarına göre hareket etmesi de doğru değil.
Neyi ispatlamaya çalışıyoruz.Normalde sesi çıkmayanlar şehit haberleri gelince bir anda neden "aslan" kesiliyorlar.
Biz sizden daha Türküz, daha şöyleyiz, daha böyleyiz mi demeye çalışıyorlar.Eğer böyle ise büyük hata içerisindeler.
Eğer bloguma gelip bu yazıyı okuyorsan ilk önce bu yazıyı oku lütfen.
Şunu belirtmek isterim ki; neden insanlarımız yol kesip bayrak sallıyorlar.Sakin şekilde davranıp birlik olmuyoruz da bayrağımızı alıp elimize yollara atlayıp yolları kesiyoruz.
Şehitler için ne yapsak azdır evet ama 3-5 kişinin kendi kafalarına göre hareket etmesi de doğru değil.
Neyi ispatlamaya çalışıyoruz.Normalde sesi çıkmayanlar şehit haberleri gelince bir anda neden "aslan" kesiliyorlar.
Biz sizden daha Türküz, daha şöyleyiz, daha böyleyiz mi demeye çalışıyorlar.Eğer böyle ise büyük hata içerisindeler.
Başımız Sağolsun
Başımız Sağolsun.
12 vatan evladımız gene şehit oldu.
Şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabırlar dilerim.
İnşaallah en kısa sürede gücümüzün farkına varıp göstereceğiz.
14 Ekim 2007 Pazar
Anlayana !
Son günlerde Ülkemizde olan olayları herkes bilmekte.Aslında söylenecek çok şey var ama maalesef dillendirmek çok güç.
İnşaallah hayırlısı ile Bayramı yaşadığımız şu günlerde güzel haberler alarak Bayramımız "Gerçek Bayram" olur.
Mevlana "Mesnevi'den Hikayeler" ufak bir bölümü sizlerle paylaşmak istedim.
"Ben o ahuyum ki göbeğimin miskinden dolayı bu avcı, benim saf kanımı dökmüştür. Ah ben o sahra tilkisiyim ki postum için beni tuzağa düşürüp tuttular, başımı kestiler. Ah ben o filim ki dişimi elde etmek için filci benim kanımı döktü. Beni benden aşağı birisi için öldüren, kanımı döken; bilmiyor ki benim kanım uyumaz! Bu gün bana ise yarın onadır. Böyle benim gibi bir adamın kanı nasıl zayi olur?
Duvar gerçi (günün ilk kısmında yere) uzun bir gölge düşürür; fakat o gölge, gölgeyi meydana getirene avdet eder.
Bu cihan dağdır, bizim yaptıklarımız ses. Seslerin aksi yine bizim semtimize gelir"
Umarım birileri bir şeyler anlar !!!
Mutlu Günler
İnşaallah hayırlısı ile Bayramı yaşadığımız şu günlerde güzel haberler alarak Bayramımız "Gerçek Bayram" olur.
Mevlana "Mesnevi'den Hikayeler" ufak bir bölümü sizlerle paylaşmak istedim.
"Ben o ahuyum ki göbeğimin miskinden dolayı bu avcı, benim saf kanımı dökmüştür. Ah ben o sahra tilkisiyim ki postum için beni tuzağa düşürüp tuttular, başımı kestiler. Ah ben o filim ki dişimi elde etmek için filci benim kanımı döktü. Beni benden aşağı birisi için öldüren, kanımı döken; bilmiyor ki benim kanım uyumaz! Bu gün bana ise yarın onadır. Böyle benim gibi bir adamın kanı nasıl zayi olur?
Duvar gerçi (günün ilk kısmında yere) uzun bir gölge düşürür; fakat o gölge, gölgeyi meydana getirene avdet eder.
Bu cihan dağdır, bizim yaptıklarımız ses. Seslerin aksi yine bizim semtimize gelir"
Umarım birileri bir şeyler anlar !!!
Mutlu Günler
24 Temmuz 2007 Salı
22 Temmuz Seçimi Sonrası
22 Temmuz 2007 Pazar günü 23. Dönem Milletvekillerini seçmek üzere sandık başına geçtik.
Evimin yakınında bulunan bir siyasi parti irtibat bürosuna atılan ses bombaları ve molotoflardan sonra bu seçimin nasıl sonuçlanacağını ve olay çıkıp çıkmayacağını merak etmekteydim ki çok şükür olaysız bu seçimi atlattık ve sonuçlar belli oldu.
Ülkemiz için hayırlı olur inşaallah.
Bu saatten sonra herkes şapkasını önüne koyarak ben ne yapabilirim demeli !
İlk önce kendisi için, sırayla; ailesi, çevresi ve tabi ki ülkesi için faydalı işler yapmak için her gün kendini geliştirmeli ve çaba sarfetmeli.
Büyüklerimizin dediği gibi; "10 dönüm bostan yangel yat Osman" veya "Armut piş ağzıma düş" bizi ifade eden sözler değil. Unutmayalım
TBMM'de görev alacak milletin vekillerine vekili oldukları kişileri unutmamaları dileğiyle umarım bu güzel vatan için faydalı işlere imza atarlar.
Mutlu Günler
Evimin yakınında bulunan bir siyasi parti irtibat bürosuna atılan ses bombaları ve molotoflardan sonra bu seçimin nasıl sonuçlanacağını ve olay çıkıp çıkmayacağını merak etmekteydim ki çok şükür olaysız bu seçimi atlattık ve sonuçlar belli oldu.
Ülkemiz için hayırlı olur inşaallah.
Bu saatten sonra herkes şapkasını önüne koyarak ben ne yapabilirim demeli !
İlk önce kendisi için, sırayla; ailesi, çevresi ve tabi ki ülkesi için faydalı işler yapmak için her gün kendini geliştirmeli ve çaba sarfetmeli.
Büyüklerimizin dediği gibi; "10 dönüm bostan yangel yat Osman" veya "Armut piş ağzıma düş" bizi ifade eden sözler değil. Unutmayalım
TBMM'de görev alacak milletin vekillerine vekili oldukları kişileri unutmamaları dileğiyle umarım bu güzel vatan için faydalı işlere imza atarlar.
Mutlu Günler
19 Haziran 2007 Salı
"Türkiye’de 500 yıl yetecek bor var" Varda neye Yarar?
http://www.ntvmsnbc.com/news/411500.asp linkli haberde;
Enerji Bakanı Güler Türkiye'de 500 yıl yetecek bor olduğunu söylüyordu ve devamında ihracat yapılan ülkeler sıralanıyordu.
Bu haberi okuduktan sonra ilk aklıma gelen soru şu oldu:Peki çıkarttığımız borları ihracat yapmaktan başka birşey yapıyor muyuz? Bu borları kullanıyor muyuz? Kullanıyorsak ne kadarını?
http://adilerkan.blogspot.com/2007/04/bugn-farkl-ancak-nemli-bir-konuyu.html linkindeki yazımda da biraz değişmiştim.
Aslında yukarıdaki soruların cevaplarını biliyoruz fakat artık birşeyler yapılmasını gerektiğini düşünüyoruz.
Mutlu Günler
Enerji Bakanı Güler Türkiye'de 500 yıl yetecek bor olduğunu söylüyordu ve devamında ihracat yapılan ülkeler sıralanıyordu.
Bu haberi okuduktan sonra ilk aklıma gelen soru şu oldu:Peki çıkarttığımız borları ihracat yapmaktan başka birşey yapıyor muyuz? Bu borları kullanıyor muyuz? Kullanıyorsak ne kadarını?
http://adilerkan.blogspot.com/2007/04/bugn-farkl-ancak-nemli-bir-konuyu.html linkindeki yazımda da biraz değişmiştim.
Aslında yukarıdaki soruların cevaplarını biliyoruz fakat artık birşeyler yapılmasını gerektiğini düşünüyoruz.
Mutlu Günler
14 Haziran 2007 Perşembe
Nano Teknoloji
Birkaç yerde denk geldiğim üzere bu yazıyı kaleme aldım…
Benim de Nano Teknolojiye merakım var.
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsünde çalışmaların olduğunu biliyorum
ve geçen aylarda bir televizyon kanalında yayınlanan bir program da bu çalışmaların yapıldığı laboratuar ortamlarını göstermiş ve
Çalışmayı yapan akademisyenler hakkında bilgi vermişti.
Amerika’da eğitim almış ve çalışan Türk akademisyenlerin kendi ülkesinde de bu tarz çalışmaların olduğunu öğrenince ve Türkiye’de çalışması için teklif gelince burada çalışmaya başlamış deniliyordu ilgili programda.
Ayrıca okuduğum birkaç kitap nano teknolojinin olumsuz yönlerini gösteriyordu.
Mesela Japonlar veya Çinliler ürettikleri tişörtlere nano teknoloji ile üretilmiş zehirleri enjekte ediyorlar ve bu tişörtleri sanırım Amerikan vatandaşları giyiyordu. Daha sonra nano teknoloji ile üretilmiş tişörtteki zehirler bir noktadan basılan butona veya belirlenmiş zamanda aynı anda tişört giyenleri zehirliyor ve toplu saldırı yapılmak isteniyordu.Aklımda kaldığı kadarıyla böyleydi.
Kısacası atom bombasının farklı ve daha etkili bir yolu denilebilir.
Bu olumsuz yönlerinden biriydi.
Olumlu yönü saymakla bitmez reklâmlarda, televizyonlarda görüyoruz ve tabi ki internette de gerekli bilgiler yer almakta.
Sayın Mustafa Acungil’in blog sayfasında denk geldiğim iş ilanı ile ileri yıllarda neler olabileceğini düşünmeye başladım daha önce Sayın Mehmet Nuri Çankaya’nın blogundaki podcastlerin arasında “Geleceğin Meslekleri” başlıklı podcasti dinlemiştim.
İnsan ister istemez düşünüyor bu dünya nereye gidiyor ve ne olacak diye.
Ülkemiz için de acaba ayak uydurabiliyor muyuz diye insanın aklına geliyor ancak her konuda olduğu gibi maalesef diğer ülkeler kadar yeterli seviyede çalışmalar yapılmamakta.
Bizler çalışmalarımıza aynen devam edelim. Herkes kendi konusunda bir adım daha ileri gitmeye çabalasın.
Nano teknolojiye merakım var ancak ileride bu iş de eleman arayışı artacak deyip de ona kayacak değilim. İşim ne ise aynen ona devam tek fark bir adım daha ileriye gidebilmek.
Nano teknoloji ile ilgili gerekli bilgileri buradan bulabilirsiniz.
Unutmadan Microsoft böyle bir şey yapmış ve ilginç yorum gelmiş :)
Mutlu Günler
Benim de Nano Teknolojiye merakım var.
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsünde çalışmaların olduğunu biliyorum
ve geçen aylarda bir televizyon kanalında yayınlanan bir program da bu çalışmaların yapıldığı laboratuar ortamlarını göstermiş ve
Çalışmayı yapan akademisyenler hakkında bilgi vermişti.
Amerika’da eğitim almış ve çalışan Türk akademisyenlerin kendi ülkesinde de bu tarz çalışmaların olduğunu öğrenince ve Türkiye’de çalışması için teklif gelince burada çalışmaya başlamış deniliyordu ilgili programda.
Ayrıca okuduğum birkaç kitap nano teknolojinin olumsuz yönlerini gösteriyordu.
Mesela Japonlar veya Çinliler ürettikleri tişörtlere nano teknoloji ile üretilmiş zehirleri enjekte ediyorlar ve bu tişörtleri sanırım Amerikan vatandaşları giyiyordu. Daha sonra nano teknoloji ile üretilmiş tişörtteki zehirler bir noktadan basılan butona veya belirlenmiş zamanda aynı anda tişört giyenleri zehirliyor ve toplu saldırı yapılmak isteniyordu.Aklımda kaldığı kadarıyla böyleydi.
Kısacası atom bombasının farklı ve daha etkili bir yolu denilebilir.
Bu olumsuz yönlerinden biriydi.
Olumlu yönü saymakla bitmez reklâmlarda, televizyonlarda görüyoruz ve tabi ki internette de gerekli bilgiler yer almakta.
Sayın Mustafa Acungil’in blog sayfasında denk geldiğim iş ilanı ile ileri yıllarda neler olabileceğini düşünmeye başladım daha önce Sayın Mehmet Nuri Çankaya’nın blogundaki podcastlerin arasında “Geleceğin Meslekleri” başlıklı podcasti dinlemiştim.
İnsan ister istemez düşünüyor bu dünya nereye gidiyor ve ne olacak diye.
Ülkemiz için de acaba ayak uydurabiliyor muyuz diye insanın aklına geliyor ancak her konuda olduğu gibi maalesef diğer ülkeler kadar yeterli seviyede çalışmalar yapılmamakta.
Bizler çalışmalarımıza aynen devam edelim. Herkes kendi konusunda bir adım daha ileri gitmeye çabalasın.
Nano teknolojiye merakım var ancak ileride bu iş de eleman arayışı artacak deyip de ona kayacak değilim. İşim ne ise aynen ona devam tek fark bir adım daha ileriye gidebilmek.
Nano teknoloji ile ilgili gerekli bilgileri buradan bulabilirsiniz.
Unutmadan Microsoft böyle bir şey yapmış ve ilginç yorum gelmiş :)
Mutlu Günler
20 Nisan 2007 Cuma
Türkiye'deki Enerji Kaynakları
Bugün farklı ancak önemli bir konuyu bloguma taşımak istedim
Bu yazıyı okuyan kişierden de destek beklediğimi vurgulamak isterim.
Türkiye'deki Enerji Kaynakları
Aslında güneş ve rüzgar enerjisi ile anlatıcaktım fakat Enerji adı altında işleyeceğim bu konuyu, neden?
Çünkü Türkiye farklı enerjilere sahip bir ülke konumunda şu anda ancak ne hikmetse bu enerjilerden faydalanamıyor.
Güneydoğu bölgemizde ne zaman kuyu açılsa petrol bulunsa "aaa petrol yokmuş fos çıktı" açıklaması yapılarak petrol kuyuları kapatıldı.
Daha sonra süre gelen olaylarda Dünya üzerindeki Bor madenlerinin %70'i ülkemiz topraklarında yer aldığı bilindik ancan bilinmeyen ise kapsamlı bir araştırma yapılmadığından dolayı bu rakam daha da yukarılara çıkabileceğidir.
"Türkiye en büyük rezerv sahibi olarak bor dünya piyasasını ve fiyatlarını belirleyebilecek konumda olma imkanına sahiptir. Ancak, dünyadaki örnekler maden zengini gelişmekte olan ülkelerin bu madenlerden yeterince yararlanamadığını, ham madene sahip olan ülkelerden ziyade, bu madenle ilgili teknolojiye sahip olan gelişmiş ülkelerin piyasaları kontrol ettiğini göstermektedir
Halihazırda Eti Bor A.Ş.(Türkiye'de bordan sorumlu tek kurum)'nin ürettiği konsantre ve rafine bor ürünlerini çeşitli ürünlerin üretiminde kullanan sanayiler mevcuttur. 2002 yılı itibariyle Eti Holding bu sanayilere 16,5 milyon ABD doları değerinde bor satmıştır." *
Ne yapılabilir?
"Rafine bor ürünlerinde 1.2 milyon ton/yıl ilave rafine bor ürünleri kapasitesine ulaşmak için 200 milyon $ yatırım gerekmekte olup, özel bor ürünleri üretimine de yapılacak yatırımlarla birlikte Eti Holding A.Ş.'nce yılda 50-60 milyon $'lık yatırım gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir " *
şu yazı da ilginç
Gelelim güneş ve rüzgar enerjisine
"Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir." **
hala sonu gelememiş muhteşem Güneydoğu Anadolu Projesini de unutmayalım
aşağıdaki linklerde ayrıntılar mevcut incelemenizi tavsiye ederim.
Link 1, Link 2, Link 3
Neden böyle bir yazı yazma gereksinimi oldu bende
hepimizin kafasını kurcalayan olaylar olmakta bu ülkede benim de bu an için sormam gereken sorular olduğu ihtiyacı doğduğu için bende yazmak istedim.
Zaman zaman bu tarz konular ile karşınıza çıkacağım
Şimdilik küçük araştırmamın neticesi bu sizlerden de faydalı kaynaklar bekliyorum
Ayrıca Yahoo'da denk geldiğim kadarı ile 22 Nisan "Earth Day" imiş ve Yahoo'nun logosu düşünülerek hazırlanmış buradan görebilirsiniz logoyu
Bu yazıyı okuyan kişierden de destek beklediğimi vurgulamak isterim.
Türkiye'deki Enerji Kaynakları
Aslında güneş ve rüzgar enerjisi ile anlatıcaktım fakat Enerji adı altında işleyeceğim bu konuyu, neden?
Çünkü Türkiye farklı enerjilere sahip bir ülke konumunda şu anda ancak ne hikmetse bu enerjilerden faydalanamıyor.
Güneydoğu bölgemizde ne zaman kuyu açılsa petrol bulunsa "aaa petrol yokmuş fos çıktı" açıklaması yapılarak petrol kuyuları kapatıldı.
Daha sonra süre gelen olaylarda Dünya üzerindeki Bor madenlerinin %70'i ülkemiz topraklarında yer aldığı bilindik ancan bilinmeyen ise kapsamlı bir araştırma yapılmadığından dolayı bu rakam daha da yukarılara çıkabileceğidir.
"Türkiye en büyük rezerv sahibi olarak bor dünya piyasasını ve fiyatlarını belirleyebilecek konumda olma imkanına sahiptir. Ancak, dünyadaki örnekler maden zengini gelişmekte olan ülkelerin bu madenlerden yeterince yararlanamadığını, ham madene sahip olan ülkelerden ziyade, bu madenle ilgili teknolojiye sahip olan gelişmiş ülkelerin piyasaları kontrol ettiğini göstermektedir
Halihazırda Eti Bor A.Ş.(Türkiye'de bordan sorumlu tek kurum)'nin ürettiği konsantre ve rafine bor ürünlerini çeşitli ürünlerin üretiminde kullanan sanayiler mevcuttur. 2002 yılı itibariyle Eti Holding bu sanayilere 16,5 milyon ABD doları değerinde bor satmıştır." *
Ne yapılabilir?
"Rafine bor ürünlerinde 1.2 milyon ton/yıl ilave rafine bor ürünleri kapasitesine ulaşmak için 200 milyon $ yatırım gerekmekte olup, özel bor ürünleri üretimine de yapılacak yatırımlarla birlikte Eti Holding A.Ş.'nce yılda 50-60 milyon $'lık yatırım gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir " *
şu yazı da ilginç
Gelelim güneş ve rüzgar enerjisine
"Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir." **
hala sonu gelememiş muhteşem Güneydoğu Anadolu Projesini de unutmayalım
aşağıdaki linklerde ayrıntılar mevcut incelemenizi tavsiye ederim.
Link 1, Link 2, Link 3
Neden böyle bir yazı yazma gereksinimi oldu bende
hepimizin kafasını kurcalayan olaylar olmakta bu ülkede benim de bu an için sormam gereken sorular olduğu ihtiyacı doğduğu için bende yazmak istedim.
Zaman zaman bu tarz konular ile karşınıza çıkacağım
Şimdilik küçük araştırmamın neticesi bu sizlerden de faydalı kaynaklar bekliyorum
Ayrıca Yahoo'da denk geldiğim kadarı ile 22 Nisan "Earth Day" imiş ve Yahoo'nun logosu düşünülerek hazırlanmış buradan görebilirsiniz logoyu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)